Hakiki sevginin sırrı, susabilme gücünde yatıyordu.
Sevgili'yi tutmak, bırakmamak ne kadar büyük bir ikbalse, onu serbest bırakıp üzerinde hiç bir hak iddia etmeden azad eylemek, ondan daha büyükbir yiğitlik gerektiriyordu.
.......
Bu yüzden sustu...
Dağlar gibi sustu...
Çağlayan şelaleler gibi sustu...
O ermişti...
Aşkın ve merhametin sırrına erenlerden...
Sibel Eraslan - Siret-i Meryem
Sibel Eraslan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sibel Eraslan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Ağustos 2012 Pazar
15 Ekim 2011 Cumartesi
İnanmak…
Bu kelimeyi önemsiyorum. Sıçramak gibi bir anlamı var çünkü. Bilginin bizi çıkaracağı gerçeğe dair o merdivene, elbette saygı duyuyorum. Ama varoluşun hakikati için çoğu kez kısa ve yetersiz kalıyor bilgi dediğimiz şey. İnanmaksa, aşka benziyor; denize uzaktan bakmaya değil de içine atlamaya benziyor.
—Sibel Eraslan
Bu kelimeyi önemsiyorum. Sıçramak gibi bir anlamı var çünkü. Bilginin bizi çıkaracağı gerçeğe dair o merdivene, elbette saygı duyuyorum. Ama varoluşun hakikati için çoğu kez kısa ve yetersiz kalıyor bilgi dediğimiz şey. İnanmaksa, aşka benziyor; denize uzaktan bakmaya değil de içine atlamaya benziyor.
—Sibel Eraslan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)